Müzik Yayını Nasıl Olmalı

Küçük ya da büyük bir mağazanız var ve ne çalmanız gerektiğini bilmiyorsunuz.
Herkes gibi yabancı müzik mi? Türkçe müzik atmosferi nasıl etkiler?
Slow mu olacak hareketli mi?
Tüm bunlar sizin amacınızı ve konseptinizi netleştirmenize bağlı…
Yapılan araştırmalar ve edindiğim deneyimden yola çıkarak, her markanın farklı bir soundu olduğuna inanıyorum.Kurumsal kimliği oluşturan elementlerden biri, mağaza içi atmosferin bel kemiği müzik bence…

Çalınacak müziği belirlerken yanıt bulmanız gereken sorularım var. Bu sorularla kafanızda herşeyi yerli yerine oturtabileceksiniz:

Eser birlikleri ile çalışacak bütçeniz var mı?
Türkçe ya da yabancı, çalabileceğiniz popüler şarkıların teliflerini metrekare başına belirlenen bir hesapla ödemek durumundasınız. Radyo da çalsanız bu değişmez.
Yabancı müzikte daha uygun hesaplı çözümler için edisyon şirketi tarzında oluşumlar var.İsmi bilinmeyen sanatçıların “sound alike” şarkıları ya da dilediğiniz tarzda kulağa hoş gelen şarkıların olduğu arşivlerini belli bir ücret karşılığında kullanabiliyorsunuz.

Ağırlıklı hedef kitleniz kim?
Müşteriler mi, personel mi? Birini seçip ona ağırlık vermezseniz ileride büyük sorunlar yaşayabilirsiniz. Memnun etmek istediğiniz kitle her ikisi de olabilir ama yüzde payı ile oranlarını belirlemelisiniz. Yoksa personel genelde daha tempolu ve bilinen şarkılar isterken, müşteriler tempoyu düşürmenizi ve hep aynı popüler hitleri çalmamanızı isteyecektir.Arada kalmamak için terazinizi baştan kullanın.

Tarzınız ne olmalı?
Pop, jazz, rock, etnik… Ne satıyorsunuz? Ürünlerinizin hedef kitlesi kim? Mağazanızdan alışveriş yapan bir insanı hayal edin.Kadın mı erkek mi? Nerede oturur, başka hangi markaları beğenir vs.vs. Onu ete kemiğe büründürün ve can alıcı soruyu sorun: Ne dinler? Kendi zevkinize göre değil, hedef kitlenizin ortalama yaş aralığı, sosyo ekonomik durumunu göz önünde bulundurarak düşünün. İşte cevabınız bu. Personel mutluluğuna önem veriyorsanız Türkçe müziğe mahkumsunuz diyebilirim. Zira genç ve perakende sektöründe full/part time çalışan bu kitle ağırlıklı Türkçe dinliyor.

Tempoyu nasıl belirleyelim?
Slow, orta tempo ya da hareketli… Bu tamamen mağazanızın konseptine ve mağaza içinde nasıl bir hareket istediğinize göre değişen bir durum. Eğer iç çamaşırı mağazanız varsa ve insanların ağır ağır, uzun uzun incelemelerini istiyosanız temposu düşük, klasik müziğe ya da jazza yakın müzikler uygun olur. Fast fashion dediğimiz kategoride ise mağaza içi sirkülasyonu artırmak için uptempo popüler müzik çalabilirsiniz. Gençlerin sevdiği, spor bir markada dans müzik, alternatif ya da casual ürünlerin olduğu bir mağazada rock iyi gider. Marketler için insanı yormayacak, mid tempo ya da slow müzik fonda eşlik edebilir. Ayakkabı ya da kadın aksesuarları için şık,modası geçmeyecek easy listening ya da pop jazz öneririm.Oyuncak mağazası iseniz, daha dans şarkılar,hatta Disney çocuk şarkılarının remiksleri vb. olabilir.Teknoloji market dj setlerine açıktır. Teknolojinin en çok kullanıldığı müziklere yani…Örnekleri çoğaltmak mümkün…

Şarkı seçimleri nasıl olmalı?
Bunu mutlaka bir profesyonele yaptırın. Çalıştığınız ajansta müzik direktörü olup olmadığını ve referanslarını sorun. Radyo ya da kulüp djliği kökenli olmalı.Liste işini prodüksiyon şeflerine bırakan ajanslardan uzak durun.Müzik listeleme işini önemseyin; Mağaza içi müzik bilinçaltına hitap eder.Rihanna’dan sonra Pink Floyd çalan bir radyoyu dinlerken iç huzursuzluğu yaşar ama adını koyamadan kanalı değiştiririz.Bu Pink Floyd ya da Rihanna’ya duyduğumuz sempati ile ilgili değidir çoğu zaman,arka arkaya dinlemek rahatsız etmiştir. Mağazada da ruh halini farketmeden etkiler müzik… Listelerin tarz, dönem, cinsiyet, gün içi saat kuşakları dengesi iyi oturmalı.